AİFD Tanıtım İlkelerinin amacı, Sağlık Bakanlığı Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliği’nin doğru ve eksiksiz yorumlanmasında üye firmalara rehberlik etmek, aynı zamanda IFPMA, EFPIA ve WHO İlaç Tanıtım Kılavuzları ve ilgili AB Direktiflerinde yer alan yüksek etik pazarlama ve tanıtım yaklaşımlarını uygulamaya yönelik bir yöngöstericilik görevi üstlenmektir.Reçeteli ilaçların sağlık mesleği mensuplarına tanıtımı, ilaçların keşfedilme, geliştirilme ve pazarlanma sürecinin doğal ve önemli bir adımıdır. Tanıtım, uzun yıllara yayılan ve yüksek harcamalar gerektiren laboratuar ve klinik çalışmalardan elde edilen veri, bilgi ve yorumların, modern iletişim teknikleri kullanılarak hızla sağlık mesleği mensuplarına ulaşmasını amaçlar. İlaçların rasyonel kullanımında bilimsel tanıtımın rolü yadsınamaz.
Sağlık alanındaki bilimsel, sosyal ve ekonomik sorumluluklarının bilincindeki Araştırmacı İlaç Firmaları, beşeri tıbbi ürünleri hakkında araştırmalarından elde edilen bilgileri sağlık mesleği mensuplarına sunma yükümlülüğü ve sorumluluğunu da taşıdıklarına inanmaktadırlar.
AIFD, ilaç firmaları arasındaki serbest rekabeti destekler. AIFD Tanıtım İlkeleri, düzgün rekabeti engelleyecek, hastaların yeni tedavilere ulaşmasına ket vuracak şekilde tanıtımın önünü kapatmayı amaçlamaz. Aksine, ilaç firmalarının ilaç tanıtımını, yürürlükteki kanun ve mevzuatı da dikkate alarak, gerçekleri yansıtacak şekilde yapmalarını, yanıltıcı uygulamalardan kaçınmalarını ve sağlık çalışanları ile çıkar çatışmalarına yol açar görünüşü verecek davranışlardan uzak durmalarını sağlamaya yöneliktir. AIFD İlkelerinin oluşturmaya çalıştığı ortam, hastaların tedavilerinde kullanılan ilaçların seçiminin yalnızca kendi kişisel sağlık gereksinimleri ve her bir tedavi yöntem ve aracının niteliklerine göre yapıldığına güven duyduğu bir ortamdır.
Gerçekleştirdikleri bütün faaliyetlerde, Araştırmacı İlaç Firmaları yüksek standartların tanımlanması ve bunlara harfiyen uyulması konusunda fikir birliği içindedirler. Tanıtım ve genel pazarlama uygulamalarına ilişkin olarak, özdisiplini ve özdenetimi teşvik eden bu Tanıtım İlkelerinin doğru araç olduğuna, gerek kamunun gerekse firmaların uzun vadeli ortak çıkarlarını en iyi şekilde gözeten süreci tanımladığına inanmaktadırlar.
Yazının devamını okumak için aşağıdaki linkten tüm dosyayı indirebilirsiniz.
TIBBİ MÜMESSİLLİK VE OLUMLU DÜŞÜNCE
Hepimizin bildiği gibi iletişim hem mesleğimizin hem de özel yaşantımızın olmazsa olmazıdır. İletişimin temel kurallarından biri de dinlemektir. Doktoru,eczacıyı,çalışma arkadaşımızı, eşimizi, çocuğumuzu içtenlikle dinlemeden iletişime geçemeyiz. Ama en az bunlar kadar önemli bir dinleme de kendimizi dinlememizdir, kendimizle konuşmamızdır.
Aslında insan olarak en fazla kendi kendimizle iletişimde bulunuruz.Çünkü zihnimiz sürekli çalışma halindedir. Düşünceler üretir ve yorumlar yapar. İnsanlar düşünce ve duygularına göre bir tutum geliştirirler ve bu tutumları doğrultusunda davranışta bulunurlar. İnsanların düşünceleri; kişiler arası iletişime, görünüşüne, davranışına, konuşmasına yansır. İletişimde bulunduğumuz insanlar, karşıdan gelen bu tür mesajlara oldukça duyarlıdirlar. Bu mesajları algılayıp ona göre davranma eğilimindedirler.
Bir tıbbi mümessil, kendisinin ve ilişkilerinin olumlu olduğunu düşünüyorsa, bu düşüncesi sözlerine ve davranışlarına yansıyacağı için kişilerle ilişkileri de olumlu olacaktır. Bu nedenle başarıya koşan her Tıbbi Mümessil, kendisi ile iletişime geçmek, olumsuz düşüncelerinden sıyrılmak zorundadır.
Kişiler karşısındaki tutum ve davranışlarımız içten olmalıdır. Bemisemediğiniz bir davranışı “ben bugün olumlu bir tutum takınayım” diyerek birkaç kez sergileyebilirsiniz. Ancak bunun sürekli olması mümkün değildir ve bu fark edilir. Bu da sizi güvenilmez yapar. İnsanın kendine ve mesleğine ilşikin olumlu duyguları başarı şansını arttırır. Tıbbi Mümessillerin mesleklerine ve firmalarına ilişkin düşünceleri olumlu ise bunlara ilişkin duyguları da olumlu olur. Mesleklerine ve firmalarına karşı olumlu duygular içindeki tıbbi mümessillerin mesleki tutumları da olumlu olacaktır. Bu mümessiller işlerini tüm enerjileri ve benlikleriyle yaparlar. İnanılan şey gönülden, içtenlikle yapılır. Tıbbi Mümessil kendine, mesleğine, ürününe ne kadar inanıyorsa o kadar inandırıcı olur.
Tıbbi mümessil kendini tanımalı,içini olumsuz duygu ve düşüncelerden arıtmalı.
Her zaman:
Daha verimli olabilirim
Daha gayretli olabilirim
Daha yaratıcı olabilirim
İşbirliğine daha yatkın olabilirim
diye düşündükçe ve davrandıkça değişir ve çevresini de olumlu yönde değiştirir.
Tevfik Devlen
Ebim Başkanı